Online Dizi izleyin

Çarşamba günü de tatil olan okullar

19/2/2008 · Kategori: HABERLER

Çarşamba günü de tatil olan okullar
Çarşamba günü de tatil olan okullar
       Bingöl, Karacabey, Konya, Giresun'da Merkez ilçeye bağlı belde ve köylerdeki ilköğretim okulları ile merkezde taşımalı eğitim gören öğrenciler için okullar çarşamba günü de tatil edildi. Gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz...







Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Uçak arabaya çarptı

8/2/2008 · Kategori: HABERLER

Uçak arabaya çarptı
İsveç'in güneyinde tek kişilik Diamond DA40 tipi uçak, karayoluna zorunlu iniş yaparken, yoldan geçmekte olan bir otomobile çarptı.

Otomobil sürücüsü hastaneye kaldırılırken, durumunun iyi olduğu açıklandı.

Bu akşam Göteborg yakınlarındaki Saeve havaalanına inmek üzere yol alan küçük bir uçağın pilotu, motorun birden durması üzerine zorunlu iniş yaptı.

İtfaiye ekipleri ve güvenlik görevlileri olay yerine yetişirken, güvenlik nedeniyle yol bir saat trafiğe kapatıldı.

Pilotun durumunun da iyi olduğu bildirildi.

AA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor dedi ve ekledi: İnternet

8/2/2008 · Kategori: HABERLER

 Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor dedi ve ekledi: İnternet kabusa dönecek! İnternet kabusa dönecek!
Denizlerde neler oluyor! Bu soru çok önemli ve inanıyorum çokça soracağız bundan sonra.

Çünkü okyanusların derinliklerinde olağandışı gelişmelere tanık oluyoruz. Birbirinden bağımsız gibi görünen, birbirinden çok uzak noktalarda meydana gelen ama nedense aynı sonuçlara yönelen zincirleme olaylar, bize göre, son derece korkutucu bir geleceğe ışık tutuyor.

İnsanoğlunun; devletler, ekonomi, siyaset, güvenlik, üretim ve tüketim üzerindeki bağımlılığının en yoğun olduğu bir çağda, bu bağımlılığın en zayıf halkasını hedef alan, bildiğimiz savaş örneklerinin çok dışında bir savaşın, enformasyon savaşının ayak seslerini işitiyoruz.

Birileri, denizlerin altında, o zifiri karanlıkta, en az o kadar karanlık şeylerle meşgul. Üstelik bu karanlık operasyonun tek hedefi, küresel savaş çağında, kapsamı ve süresi belli olmayan bu savaş çağında, yine aynı coğrafya. Bu yeni tür savaş, içinde bulunduğumuz coğrafyayı karanlığa gömmenin, diz çöktürmenin, dünyanın geri kalanıyla bütün iletişimini agresif biçimde kontrol etmenin, “hayır” diyebileceklere gözdağı vermenin tatbikatı niteliğinde..

Salı günü “Denizde ABD-İsrail sabotajı” başlığı altında özetledim. Başta İran olmak üzere, İsrail ve Irak dışında bütün bölge ülkeleri etkileyen, dünya ile iletişimini zora sokan, 30 Ocak'ta başlayıp hala devam eden, “kaza” olarak açıklanan ama kimsenin inanmadığı bir denizaltı operasyonunu haber verdim.

Dünyanın belli başlı bölgelerinde, birbirinden çok uzaklarda, Müslüman ülkelerin dünya ile iletişimini sağlayan fiber optik kablolar birbiri ardına kesilir oldu. O yazıda dört günde beş kablonun kesildiğini haber vermiştim. Ama sabotajlar devam ediyor. Şu ana kadar bilinen dokuz ayrı bölgede fiber optik kablolar kesildi. Hepsi de Kuzey Afrika'dan Malezya'ya kadar bütün ülkeleri etkileyecek nitelikte kablolar. Bu bölgelerin dünya ile iletişimin sağlayan hatlar.

30 Ocak: Mısır'ın İskenderiye açıklarında iki kablo kesiliyor. Aynı zamanda yine aynı bölgeden geçen, Fransa'nın Marsilya kıyılarına yakın bir kablo daha kesiliyor. Bu daha başlangıç. 1 Şubat: Süveyş Kanalı'ndan geçen kablo kesiliyor. İki gün sonra Basra Körfezi'nde Dubai'nin 55 kilometre açığında bir başka kablo kesiliyor. 3 Şubat: Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki kablo kesiliyor. 4 Şubat: Basra Körfezi'nde Bandar Abbas yakınından geçen fiber optik kablo kesiliyor. Aynı gün Malezya'nın Penang adası açığından geçen fiber optik kablo kesiliyor.

Yani: Dünyanın en önemli iletişim hatlarından olan, internetten telefona, bankacılıktan havacılığa bütün iletişimi sağlayan şu hatların aynı günlerde kesilmesine ne diyebiliriz?

1-Marsilya-Fransa. 2- İskenderiye açıklarında iki kablo. 3- Dubai açıklarında bir fiber optik kablo. 4- Katar ve BAE arasındaki kablo. 5- Süveyş Kanalı'ndaki kablo. 6-Malezya, Penan açıklarından geçen kablo. Şu an bilinen dokuz tane fiber optik kablonun kesildiği. Daha rapor edilmeyen bir çok sabotaj olduğu söyleniyor.

Hepsi Müslüman ülkelerin iletişimini sağlıyor. Hepsi Müslüman ülkelere yakın denizlerde oluyor. İkisi hariç hepsi Müslüman ülkelere ait denizlerde oluyor.

Sonuç: İran'ın iletişimi tamamen durdu. BAE'de 1. 7 milyon, Hindistan'da 60 milyon, Pakistan'da 12 milyon, Mısır'da 6 milyon, S. Arabistan'da 4.7 milyon kişinin iletişimi kesildi.

Bütün bunların kaza olduğuna inanmıyoruz. Bunun mümkün olmadığını herkes biliyor. O zaman bunu adını ne koyacağız? Müslüman ülkeleri ve onların dünyanın belli merkezleriyle iletişimini hedef alan sabotajlar zinciri bu. Sanki ilk yoklama. Ne kadar yapılabileceğini, nasıl sonuçlar alınabileceğini, ne tür zararlar verilebileceğini ölçmek için denemeler.

Tam bu sırada bazıları gözlerini ABD'ye dikiyor. Tabi en yakın müttefiki İsrail'e. Özellikle USS Jimmy Carter isimli dev denizaltıya. Bu denizaltının benzer operasyonlara göre dizayn edildiği, şu an nerde olduğunun bilinmediği, Deniz Kuvvetleri'nin sitelerindeki bilgilerinin silindiği, Seewolf sınıfı diğer denizaltılardan çok daha büyük yapıldığı, denizaltı gözetleme ve benzer operasyonlara göre donatıldığı belirtiliyor.

Bir denizaltı istihbarat merkezi olan bu denizaltının bütün iletişimi kesebilecek ve yönlendirebilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Ancak operasyonun çok daha kapsamlı olduğu, bazı telekomünikasyon şirketleri, İsrail ve ABD istihbaratlarının ortak çalışmalarını içerdiği de iddia ediliyor. Tam da bu sırada, ABD Savunma Bakanlığı'nın “enformasyon savaşı”na ilişkin raporu dışarı sızıyor. Ne rastlantı!

Tam da bu sırada: İran Şubat ayında doların geçersiz olacağı petrol borsasını açacak. Petrol zengini ülkelerden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi ortak para birliğini geçme kararı aldı. ABD'nin petrol zengini müttefikleri dolar rezervlerini azaltma kararı aldı. Rusya, kendi denizlerinde kablolarını korumak için askeri harekatlara başladı. Ekonomik savaş, dolar savaşı alabildiğine tehdit edici noktalara tırmandı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler'in Alman hatlarını kestiği gibi, Soğuk Savaş döneminde ABD'nin, Kuril Adaları'nda Sovyetler'e yapmaya çalıştığı gibi bir operasyon var ortada. Ama tarihte hiç bu kadarı olmamıştı. Bir adım sonrasında ne var?

Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor. Hedef ülkelerin en zayıf yönü vuruluyor. Bu, şimdilik bir tatbikat. Gerilim tırmanırsa çok daha kapsamlı olacak. Ortadoğu boyun eğmezse, parasını ve kaynaklarını vermeyi reddederse karanlığı gömülecek. Böyle bir tehdit bu. Ve bazıları için İran'a saldırının habercisi. İBRAHİM KARAGÜL - YENİŞAFAK

SİBER SAVAŞ PROVASI

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı içeren geniş bir coğrafyanın internet çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber optik kabloların 'makul bir sebep' olmadan ardarda kesilmesi, 3. Dünya Savaşı'ndan İran operasyonuna kadar çok sayıda komplo teorisini gündeme taşıdı.

Geçtiğimiz hafta Kuzey Afrika'dan Ortadoğu ve Hindistan'a kadar çok geniş bir coğrafyada internet çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber optik kabloların, uzmanları da hayrete düşürecek şekilde ardarda kesilmesi sabotaj ihtimalini akıllara getirdi. Türkiye'de ilk olarak Yenişafak Yazarı İbrahim Karagül'ün dikkat çektiği bu olağandışı gelişme, dünya basınının da gündemine oturdu. İngiliz The Times gazetesi, uzmanların, kabloların niçin kesildiğini hâlâ anlayamadığına işaret ederek, Türkiye'nin de dahil olduğu çok sayıda ülkede internet trafiğini etkileyen bu durumun, sabotaj ihtimaline güç kazandırdığını yazdı. Başlangıçta olayın bir kaza olduğu ileri sürüldü. Ancak Mısır hükümeti bölgede deniz trafiği olmadığını açıkladı. Bunun üzerine bölgedeki bir depremin 0kablolarda hasara yol açtığı öne sürüldü. Ancak kabloların koptuğu alanda geçen hafta herhangi bir deprem kaydedilmedi. Kopan kabloların sahipleri ve ortakları arasında Flag Telecom, France Telecom ve Verizon var. Gazeteye bilgi veren Flag Telecom'dan bir yetkili, “Herkes bunun bir gemi kazası olduğunu söylüyor. Ancak bunların tamamı spekülasyon. Ne olduğunu henüz bilmiyoruz” dedi.

İNTERNET DÜŞMAN SİLAHI

Uzmanlar, terör örgütlerinin deniz yatağının yüzlerce metre altındaki kablolara sabotaj yapacak donanıma sahip olamayacaklarını belirtiyor. Savaş karşıtı internet sitelerinde yer alan yorumlarda, geçtiğimiz günlerde Pentagon'a ait gizli bir belgede, 'internetin düşman silahı' olarak görülmesi gerektiğinin yazıldığına işaret edilerek, ABD yönetiminin, geniş çaplı muhtemel 0bir savaş halinde internetin bloke edilmesine yönelik tatbikat yapmış olabileceği ileri sürüldü. Kazaların, İran'a yönelik olası operasyona hazırlık olduğu da revaç bulan teoriler arasında yer alıyor.

Ajan denizaltı nerede?

ABD ordusunun denizaltındaki 'casus makinesi' USS Jimmy Carter'ın nerede olduğunun bilinnemesi de kopan kablolarla işgli soru işaretlerini artırıyor. Diğer nükleer denizlatılardan çok farklı özellikler taşıyan USS Carter, denizlatı casusuluğu da dahil çok çeşitli savaş görevlerini yerine getirebilecek kapasiteye sahip. ABD Deniz Kuvvetleri'nin internet sitesinde de, USS Carter'a ait bilgiler yer almıyor.

İletişimde en son teknoloji

İletişim teknoojisinde yaşanan gelişmelerin ardından fiber optik, iletişim ağlarında yaygın biçimde kullanılarak bakır kabloların yerini aldı. Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin hedefteki kaynağa iletilmesi. Fiber'i kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstleniyor. İnsan saçı boyutlarında olan fiberler, kırılma ve sinyal kayıplarına karşı çok iyi korunuyor.


08.Şubat.2008 02:17:14

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Anayasa değişikliği teklifinin 3 maddesi de 'rekorla' Me

7/2/2008 · Kategori: HABERLER

Anayasa değişikliği teklifinin 3 maddesi de 'rekorla' Meclis'ten geçti. İşte oylama sonuçları

'Milletin istediği' rekorla kabul edildi
Anayasa değişikliği teklifinin 3 maddesinin gizli oylama sonuçları...

TBMM Genel Kurulunda, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifinin yürürlüğüne ilişkin 3. maddesinin gizli oylamasında 404 kabul, 92 ret oyu, 2. maddesinin gizli oylamasında 404 kabul, 99 ret oyu, 1. maddesinin gizli oylamasında 401 kabul, 110 ret oyu çıktı.

3. MADDE

KATILIM SAYISI: 498
KABUL: 404
RET: 92
Çekimser: 2
Boş: -

2. MADDE

KATILIM SAYISI: 505
KABUL: 404
RET: 99
Çekimser: 1
Boş: 1

1. MADDE

KATILIM SAYISI: 514
KABUL: 401
RET: 110
Çekimser: 1
Boş: 2

MADDELERE GEÇİLMESİNE İLİŞKİN OYLAMA

KATILIM SAYISI: 517
KABUL: 397
RET: 113
Çekimser: 4
Boş: 3

YASAĞI KALDIRAN DÜZENLEME

Anayasa'nın 10. maddesi
Mevcut 4. fıkra: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Kabul edilen teklif: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.

Anayasa'nın 42. maddesi:
Mevcut 1. fıkra: Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

2. fıkra: Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

Kabul edilen teklif:
1. fıkra: Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

2. fıkra: Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

7. fıkra: Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.

İkinci tur görüşmeler 9 Şubat'ta

Bu nedenle ikinci tur görüşmeler 9 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirilecek. İkinci tur görüşmede, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri ele alınacak, bir madde üzerinde birinci turda değişiklik önergesi verilmemişse ikinci turda da ilgili madde ile ilgili önerge verilemeyecek.

Anayasa değişikliği teklifinin maddelerinin ve tümünün kabulü, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun (330) gizli oyu ile mümkün olabilecek.

Birinci turda gerekli çoğunlukla (330) kabul oyu alamayan bir madde, ikinci turda da en az (330) oy alamazsa reddedilmiş sayılacak.

13 SAATLİK MESAİ

Teklif için TBMM Anayasa Komisyonunda 11 saatlik mesai yapan milletvekilleri, Genel Kurulda da 13 saat boyunca çalıştı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis çalışmalarını sonuna kadar izledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bahçeli, teklifin bütün oylamalarına katılırken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, teklifin maddelerine geçilmesinden sonra Genel Kuruldan ayrıldı.

Teklifin birinci tur görüşmelerinde, hükümeti ilk olarak Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek temsil ederken, daha sonra Çiçek yerini sırasıyla Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e bıraktı.

Teklifin 3 maddesi üzerinde verilen önergeler reddedildi. DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli ve Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, önergeler üzerinde konuşma imkanı bulabildi. Genç ve CHP'lilerin konuşmaları, zaman zaman tansiyonun yükselmesine neden oldu.

AK Parti'nin, teklifin maddeleri üzerinde grup ve şahıslar adına bütün konuşmalarını kadın milletvekilleri yaptı.

Cumhurbaşkanı Vekili, TBMM Başkanı Köksal Toptan, teklifin görüşmeleri sırasında ilk olarak iktidar kulisine geldi ve burada Bakan Çiçek ve milletvekillerinin bulunduğu bir grup milletvekiliyle sohbet etti. Toptan, daha sonra muhalefet kulisine geçerek, burada da bir süre milletvekilleriyle görüştü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, görüşmeler sırasında makamına çıktı ve burada Diyarbakırspor Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Öktüren'i kabul etti. Kabulde, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker de bulunurken, kulüp yöneticileri, Erdoğan'a, ay-yıldız baskılı dokuma ile üzerinde Erdoğan'ın adının yazılı olduğu Diyarbakırspor forması hediye etti.

Milletvekilleri, Genel Kurul çalışmaları sırasında Türkiye-İsveç hazırlık maçını, kulislerdeki ekranlardan izledi. Kulislerde, milletvekillerine simit, salep, sütlaç ikram edildi. Meclis lokantası gece yarısından sonra da işkembe çorbası servisi yaptı.

Genel Kurula izleyici alınmazken, görüşmeleri çok sayıda televizyon kanalı canlı olarak verdi.

Teklifin oylaması sırasında milletvekilleri, daha illerinin adı okunmadan oy kullanacağı kabinlerin önünde birikmeleri, ilginç görüntüler oluşturdu.


07.Şubat.2008 03:55:16

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Almanya'daki yangın faciasında 'kundaklama' iddialar

6/2/2008 · Kategori: HABERLER

Almanya'daki yangın faciasında 'kundaklama' iddialarını güçlendiren ilginç mesaj - Video

Almanya'daki yangında pis koku - Video
Almanya'nın Ludwigshafen kentinde 5'i çocuk olmak üzere 9 Türk'ün öldüğü yangın Türkiye'yi üzüntüye boğdu.

Yangında, Kamil (2) ve Kenan (3) isimli oğullarını kaybeden Döne Kaplan'ın (25), 5 aylık hamile olduğu ortaya çıktı.

Karanfil (5) ve Dilara (11) isimli kızları ile birlikte hayatını kaybeden Hülya Kaplan'ın (33), ailesi tarafından bedensel engelli yakını Kamil Kaplan'la, "Ona daha iyi bakar" düşüncesiyle evlendirildiği belirtildi.



Yangında ölen İlyas Çalar'ın (3) da 4 yıl önce evlenerek Almanya'ya giden Muhammed ve Nergiz Çalar çiftinin ilk çocuğu olduğu öğrenildi.

Döne Kaplan'ın eniştesi, Döne'nin fotoğraflarını göstererek 5 aylık hamile olduğunu söyledi. Akrabası, Döne'yi 9 yaşında Almanya'ya getirdiğini söyledi. Döne'nin 2 çocuğunu olduğunu belirten akrabası, "5 aylık hamileydi. Kocası, Döne'yi binadan aşağı atmış. Ayakları ve beli kırılmış." dedi.

Ayrıca yangın esnasında Türk anne baba, bebeklerini kurtarmak için yanan binadan aşağıya attı! İşte dehşet anları!!



"PİS TÜRKLER, KÖKÜNÜ KAZIYIN"

Almanya'nın güneybatısındaki Ludwigshafen'de yangın faciasında 9 Türk hayatını kaybetti. Yanan binanın 100 metre ötesindeki tren istasyonundaki "Pis Türkler, kökünü kazıyın" yazısı dikkat çekti.

<****** name=videolar marginWidth=0 marginHeight=0 src="http://videogaleri.samanyoluhaber.com/v/2008/02/05/006" frameBorder=0 width=455 height=340 scrollbar="no">

Yangın faciası, Almanya'nın Solingen kentinde 1993'te Neo-Naziler tarafından gerçekleştirilen ve 5 Türk'ün hayatını kaybettiği kundaklama eylemini hatırlattı.



Yangında Medine (48), Hülya (31), Karanfil (4), Dilara (11), Döne (21), Kamil (3) ve Kenan Kaplan (2), Belma Özkaplı (22) ve İlyas Çağlar can verdi. Yangının aniden başlayıp kısa sürede üst katlara sıçraması da kundaklama ihtimalini ortaya çıkarmıştı.

Yanan binanın 100 metre ötesinde bulunan tren istasyonundaki yazı da yangındaki şüpheleri artırıyor. Tren istasyonunda bulunan duvara "Pis Türkler, kökünü kazıyın" şeklinde bir ifade yazılmış.

POLİS, KUNDAKLAMA İDDİALARINI İNCELİYOR

Almanya'nın Ludwigshafen kentindeki bina yangınıyla ilgili olarak polis, kundaklama iddialarını araştırmaya başladı.


Aylin ve Bedriye adlı iki kız kardeşin, bina içinde tahta merdivenlerin yanında bir Almanı yangın çıkartmaya çalışırken gördüklerini söylemeleri üzerine Ludwigshafen polisi, yangına neden olabilecek tüm olasılıklar üzerinde durulduğunu açıkladı.

Polis sözcüsü Michael Lindner, çökme tehlikesi nedeniyle henüz binaya giremediklerini, şimdilik incelemelerini bir vinç sayesinde binanın çatısından yaptıklarını belirterek, ''Şu ana kadar başka ceset bulunmadı'' dedi.

Lindner, bundan sonra başka bir ceset bulunacağını da tahmin etmediklerini, çünkü kayıp olarak aranan olmadığını kaydetti.

YANGIN TÜRKLERİ TEDİRGİN ETTİ

Almanya'nın batısındaki Herne kentinde, Türklerin çoğunlukta oturduğu bir binada çıkan yangında 16 kişi dumandan zehirlendi. Ludwigshafen'de 9 Türk'ün ölümü ardından Herne kentinde de yangın çıkması Türkleri tedirgin etti.

Yangın, dört katlı binanın birinci katında çıktı. Yangının çıkış nedeni henüz bilinmiyor. 7'si çocuk 16 kişinin durumunun iyi olduğu bildirildi. Olayı araştırmaya başladıklarını anlatan polis, Ludwigshafen'deki yangın ardından Herne'deki yangını duydukları anda çok endişelendiklerini belirtti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::